Değerli Arkadaşlar,
Bildiğiniz gibi Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti Türk Gazeteciler Birliği (KRV-TGB)yaklaşık bir ay önce, genel kurulunu yaparak yeni yönetimini belirledi. Yeni seçilen arkadaşlarımızla, halkın gerçekleri öğrenme hakkı ile düşünce ve ifade özgürlüğünü savunan, gazeteciliği basın özgürlüğünü insanlarımızın haber alma hakkı adına kullanma olarak algılayan, gazeteciler tarafından kabul edilen basın meslek ilkelerine bağlı bir anlayış içerisinde, şeffaf ve herkese açık bir çalışma yürütmek istiyoruz. Ama bu çalışmayı da, siz arkadaşlarımızla diyalog içinde birlikte yürütmek arzusundayız.
Nedeni ne olursa olsun, KRV’de faaliyet gösteren gazetecilerin hepsinin bir arada olmadığı da bir başka gerçek. Bu gerçekten de hareket ederek KRV Eyaleti’nde faaliyet gösteren tüm gazeteci arkadaşlarımızı kucaklamak, onların düşünce ve önerilerini almak, yan yana değil birlikte hareket etmek istiyoruz.
İçinde bulunduğumuz koşulları da göz önünde bulundurarak, genel bir değerlendirme yaptığımızda, sizlerin de bildiği gibi çalıştığımız gazetelerin de içinde olduğu kitle iletişim araçlarının, toplumun günlük yaşamıyla doğrudan ilişki içinde olduğunu görürüz, gazeteler okurlarının yani hitap ettiği toplumun aynasıdır. Bu bağlamda Almanya’daki kitle iletişim araçları, bir diğer deyişle basın, diğer ülkelerdeki basından farklı bir işleve sahip değildir. O nedenle beslendiği toplumun kültürünü, manevi değerlerini, önyargılarını, korkularını bire bir olmasa da özümsemiş, içine sindirmiştir. Alman basını Almanya’nın bir göçmen ülkesi olduğu gerçeğine göre hareket etmemektedir. Türkler toplum içinde ıslah edilmesi gereken bir kitle gibi gösterilirken, uyum ve entegrasyon zirveleri düzenlenerek, göçmenler ile Alman toplumu kaynaştırılmaya çalışılmakta. Aslında siyasiler de, Solingen, Mölln, Lübeck, Hünxe ve Rostock sicilli Almanya’da, geçmişten ders alması, politikalarını ona göre belirlemesi ve çoğunluğunu Türklerin teşkil ettiği göçmenlerle birlikte tavır alması gerekirken, ırkçılığın arttığı Almanya’daki gelişmelere halen uygun davranmıyor, ayak uyduramıyor. Türkiye’den Almanya’ya göçün 50 yılına yaklaşırken, Alman basınında çıkan haberlere baktığımızda da, kendi alanlarında başarılı olan gençlerimizi, işadamlarımızı, sanatçılarımızı, sporcularımızı ve yazarlarımızı konu olan az sayıdaki haberleri bir kenara bırakırsak, genel olarak töre cinayetleri, başörtü, İslam, Türkiye-AB ilişkileri yer buluyor. Alman basınının anadil, asimilasyon, Türkleri mağdur eden göçmen yasasından kaynaklanan aile birleşimi gibi konulara yeterince yer vermediği de çok açık.
Özet olarak, başta Almanlar olmak üzere tüm uluslardan insanlarla barış içinde yaşamak isteyen Türk Toplumu’nu, işsizliğin arttığı, sosyal hakların kısıtlandığı ve aşırı sağcı ve ırkçı partilerin güç kazandığı Almanya’da zor günler bekliyor. Ve işte tam bu noktada KRV-TGB’ ye dolayısıyla biz gazetecilere toplumu aydınlatmak, sorunlarını dile getirmek, toplumun sorunlarına çözüm bulunmasına katkı sunmak gibi önemli görevler düşüyor. Yani doğruyu yakalamak adına sorgulamak, araştırmak, verileri ortaya koymak ve kamuoyunu bilgilendirmek gerekiyor.
Değerli Arkadaşlar,
Şeffaf bir yönetim olmanın gereği olarak, KRV-TGB’nin ilk yönetim kurulu toplantısında aktarılan bir bilgiyi de sizlerle paylaşmak istiyoruz. KRV-TGB’nin bundan önceki yönetimi tarafından bir “Sağlık Projesi”ne destek sunulduğu bilgisi ayrıntılarıyla yeni yönetim kurulunda aktarıldı. Yönetim kurulunun aldığı karar gereği, bu yılın sonuna kadar süren bu sağlık projesinin bitimine kadar destek verilecek, proje bitiminde ise bu proje ile ilişkimiz kesilecek.
Bir başka önemli konu ise hâlihazırda KRV-TGB’nin kendine ait bir bürosunun olmadığıdır. Gazeteci arkadaşlarımızın gelip gittiği, sohbet edebildiği, tartışabildiği, konuşabildiği, bilgi alış-verişinde bulunabildiği bir büromuzun olması önemli. Kendimize ait bir büromuzun ve buluşma yerimizin olması için çalışmalar sürüyor. Diğer bir önemli konu ise internet sayfamız. KRV-TGB’nin internet sayfasını en kısa zamanda düzenleyerek bir meslek kuruluşunun internet sayfası haline getireceğiz.
Bu arada KRV-TGB’nin bağımsız bir çizgisinin olduğunun, gerek Türkiye’de gerekse Almanya’da ırkçı ve şeriatçı olmayan tüm parti, kurum ve kuruluşlara aynı uzaklıkta ve aynı yakınlıkta olduğumuzun, tüzüğümüzde de belirtilen Anayasa’ya bağlı olduğumuzun altını bir kez daha çizmek istiyoruz.
Demokrasi, insan hakları ve barışı savunan, farklılıkları bir zenginlik olarak gören, insanlar arasında etnik köken, dil, din, ırk ve cinsiyet ayrımı gözetmeyen, insanlığın evrensel değerlerini, çok sesliliği ve farklılıkları savunan gazetecilerin çok olması dileğiyle…
Sorumluluğumuzun bilincindeyiz...
En derin sevgi ve selamlarımızla…
KRV-Türk Gazeteciler Birliği
Yönetim Kurulu Başkanı
Recai Aksu